Taksim. Serin bir ilkbahar akşamı. Gezi Parkı’nın meydan tarafına bakan yanı. O ne! Seyyar köfteci tekme attı sucu çocuğa. Kitapçı Cengiz köfteciye çıkıştı. Köfteci kılıç gibi çekti bıçağını. Cengiz tırstı. Ama yarım ağız konuşmaya devam etti. Köfteci lafları işitti fakat ileri gitmedi. İstediğini yapmıştı. Kitapçı mahçup oldu. Geri çekildi. Ikındı sıkındı, kızardı bozardı. Gel gör, [...]
Archive for the 'Boş Arsa'dan Sızanlar' Category
Hafifletici Sebepler
12/08/2009Usta Beni Sevsene
17/02/2009Sabahtı. “İşler nasıl gidiyor?” demişti minibüsüne atıp eski, baba yadigârı sandığı getiren Simon. “İyidir be.” demişti Bilâl kan ter içinde. Ve Simon’u iplemeden haldır huldur devam etmişti işine. Simon hâl hatır sormuş, Bilâl’se tersler gibi yanıtlamıştı genç adamı. Boynunu eğip, sandığı istemeden teslim ederek çıkmıştı dükkândan o da. Sandık için ne yapılmasını istediğini tam anlatamadan, [...]
Yusuf
02/01/2009Karton kutunun altı ıslanmıştı yağmurdan. Islak kartona dikkatle bakınca küçük olukları görünüyordu; dokunsan pelte gibiydi. Yusuf’un uyurken başını yasladığı yağlı parka yanağının altında toplanmıştı. Büzüşük yanağının üzerinden gördü kartondaki ıslaklığı. Yağmur devam ederse, kartonun tabanının bütün ıslanacağını, ıslaklığın tabandan tavana yürüyeceğini, kutunun eriyeceğini gördü. Parkın altındaki mahallede bir dükkanı hatırladı. O dükkandan yeni ve kuru [...]
Son Yorumlar